Dün akşam tv haberlerinde, Cumhurbaşkanı’nın madalya verdiği şehit ve gazi aileleri haberi vardı. Ortalıkta ayılıp bayılan şehit eşleri, anneleri, babaları vardı….
Şehit cenazelerinde hep yaşanan bir durum bu. Ben hiçbir dinden değilim ama şehitlerin ailelerinin bu ayılıp bayılmaları, feryatları figanları beni çok ‘’ utandırıyor’’.
Nasıl şehit ailesi ve nasıl Müslüman bunlar?
İslamiyet değil mi:
- Ölüleriniz için feryat figan ve aşırı ağlamayın, saklı ve az ağlayın; diyen,
- Şehitler için, öldü, demeyin; onlar diridirler; diyen,
- Şehitlik en yüksek mertebedir; diyen,
- Ölüm, Allah’a kavuşmaktır; diyen,
- Şehitler cennetliktir; diyen,
- Ağzından kan gelse de kızılcık şerbeti içtim de; diyen…
Sayayım mı daha?
O dinsizler ki, o komünistler ki, o devrimciler ki ne acılar çektiler ve çekerler; yaşamlarını ülkeleri ve için halkları için paçavra gibi tarihin önüne fırlatırlar; açlık, yokluk, yoksulluk, işsizlik, parasızlık ve açıkça aşağılanma için de yaşarlar; onlara madalya vermez kimse, bol bol hapis cezası, işkence, idam verilir de yine de göz yaşı dökmezler feryat figan; ceplerinde belki bir kuruşları, gözlerinde belki bir damla yaşları vardır; yoksul, işsiz, sigortasız oldukları için evlenemezler, beğenilmezler de, bir çocuğa çocuğum diyemezler, bir çocuğa ad koyamazlar da; ve toplumun gerçek dervişleri gibi yaşarlar da yokluk ve acı içinde, yine de topluma yaranamazlar da; ve onlar öldüklerinde ‘’ geberip gitti itin biri,’’ derler de; onlar ağladıklarında gözyaşlarını kirpiklerinden başka gören olmaz… Onlara kimse madalya da vermez. Belki bir mezarları da olmaz. Sevdayı bile kendi kendilerine yaşayıp giderler, petekteki arılar gibi…. Onlar ki acıyı bal eyler.
Şehit olmak… Şehit olmak güzelse bu feryatlar figanlar niye kendini parçalarcasına? Şehit olmak güzelse, şehidi küçük düşürmek, üzmek, utandırmak niye, bu feryatlar ve figanlarla?
Nasıl Müslümanlık, nasıl şehit aileliği bu?
Sana soruyorum ey Müslüman; nasıl Müslümanlık, nasıl şehit aileliği bu?
Sen olmayacak mısın; bacağı yok, kolu yok, gözü yok, yüzü parçalanmış diye bir gaziye kızını vermeyecek olan ya da bir gaziyle evlenmeyecek olan?
Sen olmayacak mısın; işi yok, sigortası yok, evi yok, arabası yok diye bir şehit ya da gazi çocuğuna kızını vermeyecek ya da varmayacak olan?
Bu ülkedeki her erkeğin soyunda şehit ve gazi yok mu? Öyleyse neden; kızını isteyene, işi yok, sigortası yok, evi yok diye kızını vermiyorsun?
Bu ülkedeki her erkeğin soyunda şehit ya da gazi yok mu? Öyleyse neden dip komşunun da, bir sokak öteki yurttaşının sorunlarından haberin yok?
Bu ülkedeki her erkeğin soyunda şehit ve gazi yok mu? Öyleyse neden; kapını çalan birine açsa yemek, yersizse yatacak yer, hastaysa ilaç, parasızsa para vermiyorsun?
Bu ülkedeki her erkeğin soyunda şehit ya da gazi yok mu? Öyleyse neden birbirinizi yiyorsunuz, birbirinizle düşman, birbirinizle geçimsizsiniz?
Nasıl Müslümanlık ve şehit aileliği bu… Düşmanlarımızı sevindiriyor, bizi üzüyorsunuz…
Demek ki, şehit ailesi olmadan önce Müslüman olmayı öğrenin. Dinsizim ama , işte o zaman ancak başımın üstünde yeriniz olur. Yoksa sizden bana gelecek olan yalnızca utanç ve benden size gelecek olan yalnızca öfkedir.
Yetkililerden isteğim; böyle insanları şehit törenlerine ve cenazelerine almayın ve onlara madalya falan da vermeyin. Bırakın şehidin madalyası, orduda kalsın, özel bir salonda ya da evin, kendini bilen bir erkeğine verilsin.
Dini; felsefe, bilim, mantık, kitap, ruh olarak yaşamak yerine eğlence, yemek, içmek, gösteriş, cennet, kendi canı ve çıkarı için yaşamanın sonucu bunlar…
Ben dinsizim, ben utanıyorum, Müslümanların bu durumundan…
Necdet Gürçiftçi
2010-ocak
19 Ocak 2010 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.